Bu ülkeyi kuranlar, Mondros ve Sevr gibi gibi dayatmalar ile yurdumuzun parçalanmasını hazmedemeyen, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıdır.
Sayın Tayyip Erdoğan, ABD ziyareti öncesi gazetelere verdiği demeçlerde “Biz Kürt açılımı konusunda sonuna kadar gideceğiz, bizimle yürümek isteyenler yürür, gerekir ise, bizde Amerika Birleşik Devletlerine gidince bu açılımı oradaki dostlarımız ile paylaşırız” demiş. Tabiî ki burada bir soru sorulabilir. Neden Amerika’da ki dostlarımız ile de, Zaire, Hindistan, Kolombiya veya Japonya’da ki dostlarımız ile değil? Aylardır daha tam ne olduğu belli olmayan açılımı, Türkiye’deki dostlar ile paylaşmak var iken, neden Amerika? Bu açılım bizi, eğer korktuğumuz gibi bölünme veya özerklik gibi bir yola götürüyor ve de bu, Türk insanına hazmettire hazmettire kabul ettirilecek ise, bunu belli yabancı devletlere anlatmaya hiç gerek yok, çünkü hazım ettirilmek istenen yemeğin aşçıbaşıları zaten bunlar.
Kürt açılımının, Hazmettire Hazmettire bizlere kabul ettirilecek olması ve bugüne kadar da net olarak açıklanmaması, bu açılımı,Türk Halkının pek de kolay hazmedemeyeceğini gösterir. İş, aş, istihdam, okul, fabrika, yol gibi açılımlar zaten hazım gerektirmez. Geriye kalan da hazmedemeyeceğimiz konulardır.
Korktuğumuz ve İnşallah böyle bir şekilde olmaz dediğimiz açılım, diyelim ki Türk halkına soda içirilerek hazmettirildi.Bu konumda benim merak ettiğim konulardan biri de, bu günlerde İçinde basın açıklamasının yapılması yasaklanan şehitliklerimiz ve bu vatanı bölmek isteyen pkk’lı lara karşı çarpışarak canlarını vermiş olan şehitlerimizin durumu. Şimdi biraz empati yapalım; Diyelim ki pkk ile veya aracı birileri ile dolaylı anlaşmaya varıldı. Dağdakiler bağa indirildi. Af çıkarıldı, Apo’da bir şekilde meclise taşındı. Kürtçe ikinci ana dil yapıldı, bunlara kısmi özerklikte verildi. Otuz yıldır süren bu çatışmalara ve verilen onca can kaybına rağmen, “Bu kardeş kavgası idi, iki taraftan da ölenler bizim çocuklarımızdır” da denildi. O zaman, Şehitliklerimizdeki mezarların üzerindeki şehit yazılıları silinecek mi? Bunların yakınlarına verilen şehit maaşları kaldırılacak mı? Yoksa,Vatanı savunan ile bölmek isteyen kardeş sayılacağından, şehitlerimiz de bir nevi kardeş katili sayılıp, şehitlik mertebeleri gerimi alınacak. Veya, kardeşler arasında ayrıcalık olmasın diye, diğer taraftan ölenlere de şehit denilip, onlara da şehit maaşımı bağlanacak. Böyle bir durumda Şehitliklerin, fitneye sebep vermemek için kaldırılması gerekli olmasına rağmen, diyelim ki baskılara dayanamayıp kaldırılamaz ise, faraza, özerk bölgede yaşayan ve pkk ile Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı terörist eylemlerde bulunmuş birinin çocuğu, bir gün Şehitlikleri görüp, amca burada yatanlar kim diye sorduğunda, evladım bunlar, sizinkiler ile girdikleri çatışmalar da ölen şehitlerimiz mi diyeceğiz, yoksa … yoluna giden Niyaziler mi diyeceğiz? Bunu Şehit ailelerine nasıl anlatacağız? Öyle ya, pkk zihniyetine, kardeş kanı dökmeme bahanesi ile istediklerini verirsek, bizim şehitlerimiz 30 yıldır niye ölüyorlar?
Hazmedemiyorum arkadaş hazmedemiyorum. Müshil ilacı verseniz de, kötü senaryodaki açılımı hazmetmeyeceğim. Çünkü artık bu sorunlardan ötürü KABIZ oldum. 29.09.2009
Niceleri Geldi Neler İstediler,
Sonra bırakıp bu dünya’yı gittiler.
Sen, Hiç gitmeyecekmiş gibisin değil mi?
Senden öncekilerde hep böyle söylediler.
ÖMER HAYYAM
Kabız oldum hazmedemiyorum
Posted by istanbulten on Eylül 30th, 2009
44 kez okundu

Posted in
Tags: